Nereye gidiyoruz böyle? Hani kardeştik hepimiz?
[ Başlıklar(Hayata Dair Düşünceler) ] > [ 2013 ] > [ Nereye gidiyoruz böyle? Hani kardeştik hepimiz? ]
Oluşturma Tarihi: 15.06.2013 15.21

Bugünlerde güzel vatanımda çoğu insanımızın bildiği bir takım olaylar cereyan etmekte. İstanbul Taksim Gezi Parkı ile baş gösteren bu olaylarda insanlarımız ölmüş, binlercesi yaralanmış ve yine uzuvlarını kaybedenlerimiz olmuştur. Olayların başlangıcı yeşili korumak olan bu olaylarda ülkemiz polis teşkilatının orantısız şekilde uyguladığı güç ile insanlarımızın azımsanmayacak kısmının zaten patlamaya hazır olan öfkesi patlamıştır. Peki, bu öfke neden? Nerede yapılan yanlış ya da yanlışlar?

Cumhuriyetimiz kurulduğu günden bu yana bu güzelim cennet vatanı neredeyse her kesimden seçilmiş insanlar yönetmiştir. Sol görüşlüler seçildiğinde sağ görüşlü insanlarımız, sağ görüşlüler seçildiğinde ise sol görüşlü insanlarımızın hak ve hürriyetleri zarar görmüştür. Sadece sağ ve sol meselesi mi var peki? Tabi ki hayır. İşin temelinde aslında milletimizin kötü bir huyu yatmaktadır. Ne zaman bir insan diğeri ile kötü olsa hemen bir ayrım baş gösterir bu güzel vatanımızda. Biri diğeri ile bozuştuğunda hemen karşı tarafı kötüleme başlar. O kadar çok parçaya ayırdık ki birbirimizi en temelinde olan insanlığımızı unuttuk artık. Sıkma baş, pis alevi, kafir, ayyaş, kürt, yobaz, kara böcekler, faşist, kahpe, dinci, ayyaş, ecnebi, dinsiz ve daha bir çok ayrım mevcut ne yazık ki. Daha düne kadar kardeşlik sözleri ile birbirlerine iltifatlar yağdıranlar ertesi gün en ufak bir münakaşada birbirleri hakkında neler dediklerine hepimiz şahit olmuşuzdur.

Bir zamanlar sağ görüşlü insanların iktidara sahip olan sol görüşlü insanlarca ezildiği ve hor görüldüğü aşikardır. Peki ya şimdi? Zulmü tatmış bir kesimin başa geçtiğinde aynı zulmü karşıya uygulaması ne denli doğru olabilir? Başbakanımızın kendisinden olmayanı hor gördüğü de en az diğeri kadar aşikardır. Kendileri de zulmü görmekte ve uygulamaktadır. Karşılıklı olarak bu daha fazla devam etmez umarım.

Dinden dem vurup da zulmü gördüğünde güçlü olanın tarafını tutanları da hayretler içerisinde izlemekteyim. Paylaştığı bir yazı karşısında hatalı bir paylaşım olduğunu söylediğim ve ardından zoruna gitmesin diye özel mesajla iletişime geçtim. Bana taraf olmamamı takım tutar gibi parti tutmamamı beyan etti. Arından olayların çıkış amacının haklı olduğunu fakat çevreye zarar verenleri protesto ettiğini söyledi. Fakat paylaşımının bununla alakasız olduğunu dedim.  Yazdığım insan aynı anda paylaşımın altına savunduğu partiyi savunan bir yazı yazdığında neden bunu yaptığını sordum. Cevabı çok ilginçti. Bağlı bulunduğu partiden birçok insanın yazdığımı gördüğünde kendisine tepki vermemesi için yaptığını söyledi. Bu durum beni gerçekten de üzdü.

Gelelim neden olaylar bu hale geldi. Polis şiddeti ile tavan yapan bu olayları başbakanın doğru bir müdahalesi daha ilk günden olayları bitirirdi. Peki, kendisi neler yaptı? Hakaretler etti, polisi teşvik etti, etrafında yer alan yalaka insanlarda onu pohpohladı. En acısı ise yalanlar söyledi. Her fırsatta dinden dem vuran başbakanımız yalan ve iftiraya sarıldı. Dinimizde şahitlik diye bir terim vardır. Şahit, bir olaya tanık olan ve onu ilgili yerlerde anlatan kişidir. Şahit akıl baliğ, hür, mümkün ise Müslüman, gözleri görür, konuşabilir, adil, mürüvvet sahibi olmalı ve töhmet olmaması aranır.  Peki, bahsi geçen camide neler oldu? Çekilen birkaç resimde bira kutusu yer almakta idi. İncelendiğinde ise bu ayrı resimlerde bulunan kutunun aynı kutu olduğu tespit olundu. Normalde fotoğraf ve basına inanmayan başbakanımız bunları delil kabul etti. Bu kabulden evvelde ilgili cami müezzini çıkıp böyle bir şeyin olmadığını beyan edip şahitlik etti. Eğer ki başbakanımız kendisine öyle bir şey olmadığını söyleyenlere “Siz bana yalancı mı diyorsunuz” sözünü kullanıyor ise daha evvel daha evvel belgelerini kabul etmediği basının belgelerini şahit kabul etmekte ve cami müezzininin şahitliğini yok saymaktadır. Eğer cami müezzininin şahitliğini kabul ediyor ise çevresindekilerin kendisini yalan ve iftiraya yönelttiğini kabul etmelidir. Çünkü bizzat kendisi olaya şahit olmamıştır. Bu nedenle adil olmalı ve doğruyu gün yüzüne çıkarmalıdır.

Bir takım protesto çevresi ise başbakanın istifasını istemekteler. Peki, ama ne için? Onların istediği kesim başta değil diye mi?  Demokrasi için oraya çıkanların demokrasiye de saygı duymasını bekliyorum. Sayın başbakan demokratik yollarla bulunduğu mevkidedir. Bunu kabul edin ya da etmeyin. Derseniz ki oyları makarna ile kömürle alıyor, insanlar getirim için onu seçiyor. Elbet bu düşüncelerinde doğruluk payı var. Peki, ama düşündünüz mü hiç neden o insanlar bir makarna ya da kömür için oylarını satıyorlar? Sizlerin tarafı başta iken aç kalmış bir insan tokluk görünce neden bunu yapmasın? Hiç kendinizi eleştirdiniz mi? O insanları kim o duruma düşürdü? Sizler yüz çevirmemiş miydiniz o insanlara?

Birde ekonomi yönünden eleştiriler mevcut. Neymiş 2002 de şu paraya şu kadar altın alınır iken şimdi bu kadar alınıyormuş. Sizlerde iyi biliyorsunuz ki altın döviz gibi mevduatlar tüm dünyada değer değişimlidir. Bunlarla ölçüm yapılamaz. Tabi birde iktidar taraflı olanların tespitleri mevcut. 2002 yılında alınan maaşla bir bilgisayar alınamaz iken şimdi daha üstü alınabiliyormuş gibi bir tespit okudum geçenlerde. Sadece kahkaha attım. Ne karşıt görüş gibi bir vahim durum mevcut nede taraflar gibi fevkalade bir durum. İyileşme ve gelişmeler var elbet birçok konuda fakat her alanda değil. Bu iktidarında çok doğru politikaları olduğu gibi çok yanlış politikaları da mevcut. Zaten kim dört dörtlük olabilir ki? Eğer bu ülkede bir şey eksik ise oda güçlü bir muhalefet partisidir. Zaten bu yüzden halk sokaklara dökülmedi mi?

Sokakta ki asıl grup gerçekten saf niyetler ile döküldüler sokaklara. Ne aralarına karışan gerçek terör saçan grubu genele yaymak doğrudur, nede bazılarının dediği gibi seçilen insanları yerden yere vurmak.

Peki, başbakan şimdi ne yapmalı? En başta uygulanan polis şiddeti, kullandığı hoş olmayan sözler ve çevresindeki insanlara kanıp söylediği yanlış ve iftira nitelikli sözler için halkından samimi olarak özür dilemelidir. İnsanların hayatlarını ve uzuvlarını kaybetmesine, binlerce insanında yaralanmasına sebebiyet veren polis teşkilatında ki orantısız güç kullananlara ve onları teşvik edenlere gerekli tüm yaptırım ve cezai uygulamaları gerçekleştirmelidir. Her iki tarafta da birbirlerine asılsız yalan haberlerle saldıranlar tespit edilmeli ve bu şekilde gerçek kışkırtıcılar bulunup yasal işlemleri yapılmalıdır. İnsanların haklarına saygı duymalıdır.

Eğer bunları adil bir şekilde yapabilirse işte o zaman 70 milyonun başbakanı olur ve gerçek çoğunluk tarafından sevilip takdirini kazanırsın. Aksi halde geçmişte kalan birçok insan gibi gününde bir kısım insan tarafından sevilip sayılır sonra ölümünün ardından hoş olmayan şekilde ya da edilirsin. Lütfen bu milleti daha fazla ayırma. İnsanları daha fazla birbirlerine kışkırtma. Bu cennet vatanı cehenneme çevirme. Eğer ki cehennem olmasına müsaade edersen o ateşte sende yanarsın ve vebalini ödeyemezsin. Bu millete kin değil mutluluk aşıla. Zira hangi ırktan, milletten, dinden olursa olsun, her ne şekilde giyinirse giyinsin iyi bir insanın bir yeri incindiğinde benimde her defasında yüreğim incinmekte. Sende sev insanı insan olduğu için. İncitme kimsenin yüreğini seni sevmediği gururunu okşamadığı için…

Bunu okuyan kişi! Kim olduğun önemli değil; hangi partiye oy verirsen ver, hangi siyasi görüşe sahip olursan ol, dinin, rengin, ırkın ne olursa olsun, şu an yaşananlara onay veriyorsan insanlığından şüphe etmelisin… Bir insanın burnu başka bir insan tarafından kanatıldığında sen bundan zevk alıyor isen insanlığını kaybetmişsin demektir…

Tüm insanlığa sevgi ve saygılarımla…

(Yazım ve imla hataları olabilir. İçimden geldiği gibi kontrolsüzce yazdım. Kusur eyledi isem af ola.)



Ad Soyad
E-Posta
Kod

Henüz bu bloğa yorum yapılmadı. İlk yorum yapan sen ol...

Etiketler: gezi , parki , eylem , insanlik , ayrim , dislama , kardeslik , sevgi , saygi , yalan , iftira , kalp , sevgi , sefkat , mutluluk , huzur , baris
Sitede su anda 1 kişi bulunmaktadir. Bugune dek 366866 kisi tarafından, 603236 adet tiklama yapilmistir.
© Susbi.com
Version 1.1
Site_Map