2002-2013 Acı Tatlı Günler ve Sevenim Sevmeyenim Herkese Teşekkürler
[ Başlıklar(Hayata Dair Düşünceler) ] > [ 2013 ] > [ 2002-2013 Acı Tatlı Günler ve Sevenim Sevmeyenim Herkese Teşekkürler ]
Oluşturma Tarihi: 14.06.2013 17.21

Sene 2002... Hayatı yeni yeni kavramaya başlayan cahil ve yeni yetme bir 8. sınıf öğrencisi. Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nda tanışmıştım bizzat bilgisayarla. O yıllara dek astronotluk hayali kuruyordum geleceğime dair ve yeni yeni öğrenmiştim canım ülkemde uzaya dair bir şeyin henüz mevcut olmadığını. O günlere dek abilerimden kalma Günaydın gazetesinden alınma 1970 basımı Uzay Ansiklopedisini defalarca baştan sona okumuş ve sanki yazan tüm yolculuklarda varmışım gibi hayallere dalmış birisiydim. Teknolojiye olan merağım üst seviyedeydi. Geleceğe Dönüş(Back to the Future) serisini kaç kez izlediğimi hatırlamıyorum(ki halen ilk günün heyecanı ile açıp yılda bir kez seriyi izlerim). Bir de Ufuk abimin bana aldığı bir kitap vardı. Tübitak yayını olan "Bir Zamanlar" isimli eser. Tuvaletlerden tutunda trenlere, arabalara kadar geçmişten bugünlere gelişmeler bir film şeridi misali anlatılmaktaydı. İşte böyle bir kafa yapısına sahip iken astronot olma imkanım olmadığını anladığımda tanıştığım o bilgisayar bende çok tuhaf duygular uyandırmıştı o gün. Akşamı eve gittiğimde "Ben bilgisayarcı olacağım" demiştim sevinçle.

Aradan bir kaç ay geçti geçmedi. Rahmetli babam beni karşısına oturttu. Benim Askeri Lise sınavlarına girmemi istedi. Ben hayalimi söyledim. Tamam dedi ama sen yine de gir. Sadece başarılı olup olmayacağını görmek istiyorum oğlum karşılığını verdi. Nereden bilebilirdim o cahillikle bunun babamın bana oynadığı ufak bir oyun olduğunu :) . Babamın sözünü dinledim. Her şey iyi güzel geçtim sınavı. Tabi okulda sona erdi. LGS de çok iyi geçti. İlk tercihim o zamanın şehrimde en yüksek puan ile Bilgisayar bölümüne öğrenci alan Ali Osman Sönmez olmuştu. Bazı arkadaşlar dalga bile geçmişti. Anadolu liseleri değilde neden anadolu teknik diye... Fakat hayaller işte. Vazgeçmek olmuyor...

Askeri liseler için mülakat kağıtları ulaştı. Tabi benim için hiçbir anlamı yoktu. Fakat babam sınavla sadece olmaz mülakatı geçmeden kazandım diyemezsin. Ben kazandığını görmek istiyorum dedi. İsteksiz bir şekilde mülakatlara hazırlıklar başladı... Hatta koşu konusunda o kadar berbattım ki ( kız gibi koşuyordum :)) ) Erol eniştem beni günlerce çalıştırmıştı. Her şey iyi güzel hoş mülakatta tamamdı. Sonuç olarak Işıklar Askeri Lisesi'ni kazanmıştım. Babamın isteği olmuştu. Ben ise sadece bilgisayarı düşünüyordum. Derken babam bir sabah tatlı uykumdan uyandırdı beni. Konuşalım oğlum dedi. Bugün seni askeri liseye kayıt ettirmek istiyorum ister misin dedi. Hayır, baba ben bilgisayar bölümünü istiyorum asker olmak istemiyorum dedim. Babamın yanıtı ise "Bilgisayar bölümünü unut. Ne kitap paranı nede yol paranı ödemeye gücüm yetmez. Ya askeri lise ya da gidersin düz liseye." olmuştu. Kısa bir suskunluktan sonra düz liseye gitmektense askeri liseyi tercih ettiğimi söylemiştim babama. Babama değil devlete kızıyordum. Çünkü gerçekten babam üç ayın sonunu getiremiyordu. Kazandığım dershanelere bile yol parası sebebiyle gidememiştim. Bu arada ben hiç dershaneye gitmedim "Bir haftalık bir kurs dışında". O gün belgeleri tamamlayıp teslim etmeye çıktık. Teslim ederken o da ne! Beni direk alıp, kıyafetleri giydirip intibağa almışlardı bile. Kısacası artık askeri öğrenciydim.

Okuduğum 4 yılda 3 yıl boyunca sayısını tutamayacak kadar çok ayrılmak istedim. Fakat hepsi başarısızlıkla sonuçlandı. Kafamda ki hayallerle bana hapishane gibi geliyordu orası. Komutanlarımın sözleri halen kulaklarımda "Sizin yerinizde olmak isteyen nicesi var dışarıda!". Oysa ben de onların yerinde olmak için can atıyordum. Askerliği sevmemek değildi mevzu. Askerlik şerefli bir meslekti. Fakat aynı zamanda askerlik hayatındı. Oysa ben içimde asker değildim. Orada da yerimde duramadım ve yaptığım basit bir html site sadece benim değil tüm sınıfın başına bela oldu. Bu konunun beni okul komutanı ile yüz yüze getireceğini hiç tahmin etmezdim. 

3 yıl dedim. 4. yıl hiç ayrılmak kelimesi çıkmadı ağzımdan. Babamın hastalığı iyice ağırlaşmıştı. Onu üzmemek için ders bile çalışmaya başlamıştım. Ders çalışmaya başlamıştım derken ben önce ki 3 yılda sadece ikmallere(sivil deyimle bütünleme) çalışır ittire kaktıra geçerdim. Aklım bilgisayarda iken ders çalışmak hiç mi hiç içimden gelmezdi. Son sınıfı bitirdiğimi ve mezun olduğumu babam göremedi. Babam sağ olaydı da ben ömrümü asker olarak bitireydim...

Artık okul bitmişti. Babamda yoktu. Ayrılmak demek büyük bir tazminattı. Ne olduğunu anlamadan Kara Harp Okulu kampında kendimi okuldan ayrılmış halde elimde valizlerle kamp çıkışında buldum. 

Ayrıldıktan sonra zorlu bir iki yıl geçirdim. Canım ailem dışında destekçim olmadı desem yeridir. Hatta o günlerde anlıyorsunuz kimin dost olduğunu. Akraba hısım dediklerimizin onlarca kez söylediği sözlerle annemi saatlerce ağlattığını bilirim. Hatta halen bazı yakınlarımız bazı akrabalarımızın konusu geçtiğinde kızgınlaştığım için bana kızarlar. Ne yaptı onlar sana derler. Bana yapsalardı zaten hiç birine öfkem olmazdı benim. Kızmamın tek sebebi annemi ağlatmaları aslında... Bir şekilde geçti o iki yıl...

Yeniden okula devam etmeliydim. Fakat ortaöğretim puanım o kadar düşüktü ki Bilgisayar Mühendisliği biraz hayal kalıyordu. Mecburen ön lisans yazmalıydım "Bunu yapmak zorunda bırakanlara binlerce kez teşekkür ederim. Onların sayesinde kaliteli bir eğitim aldım.". Konya Selçuk Üniversitesi Güneysınır MYO da hayallerimin ilk adımına ulaştım. Nasıl okudum o ayrı bir konu... Annemin tabiri ile ilk kaldığım tek göz evde -tuvalet ve banyosu dahi yoktu. Su dahi ben girdikten 2 hafta sonra bağlandı.- oraya eşek bağlansa eşek durmazdı :) . Cepte 1 lira ile 15 gün geçirdiğimi bilirim. Bir insan kaç gün makarna yiyebilir? Benim rekorum 29 gün -Hatta evde makarnayı hep ben yaparım o kadar ustalaştım ki-. Orada ki hocalarımın hepsi de kaliteli  ve sevgi dolu insanlardı. Onların bizlere kattığı değerler ile büyük yol kat ettim. 

Dgs’yi ilk sene kazanmayı hiç beklemiyorken şans eseri Trakya Üniversitesi’ni kazandım. Bir kaç bir şey atmıştım kenara ki sıkışmayım diye. Fakat nasip olmadı. Tam kayıt zamanı devlet abuk sabuk bir borç çıkardı ve oraya vermek zorunda kaldım. Bir yıl okulu dondurmayı düşünerek gittim oralara. Fakat başta Allah'ın yardımı ve değerli Yılmaz Kılıçaslan hocamın yardım ve destekleri ile yeni yoluma başlangıç yaptım. Sonrasında ise Deniz Taşkın hocamı tanıdım. Zaten asıl yöneldiğim alan, yani şevkle uğraştığım alan internet (web) idi. Birde yanına donanım katmak hiç fena olmazdı. En başta bir çıkar ilişkisi olduğunu itiraf etmeliyim kendimce :) . Fakat zamanla en azından benim için bir hoca değil abi oldu. 

Sonunda 2013 ve Mühendis çıktık artık. Hayalim tamamlandı mı? Elbette hayır. Hayallerim uğrunda dişimle tırnağımla çabalamaya devam edeceğim. Çünkü ben hayallerim ile mutluyum. Eğer kısmetimde varsa ve hayallerim gerçekleşmeye devam ederse hayatıma anlam katmış birçok insanla birlikte bu sektör ve dünyaya yeni anlam ve kavramlar katmaya birlikte devam edeceğimize eminim.

Beni daima destekleyen annem, kardeşim (Ayça Mine), abim (Osman Ufuk), her şekilde yanımda ve yanımızda olan yakınlarımız ki en başta teyzelerim ve aileleri, sevdiğim ve Allah'ın izni ile hayatımı süslendirecek insan(Kübra), beni yalnız bırakmayan dost ve arkadaşlarım ile aileleri, darda olduğum zamanda yardımlarını esirgemeyen koca yürekli ÇYDD ailesi, avukatım ve aynı zamanda bana çoğu eş dosttan daha yakın olan Cavit abim, desteklerini esirgemeyen Sadi abim başta olmak üzere herkese teşekkür ve şükranlarımı sunmayı borç bilirim. Hiç bir zaman unutmayacağım ve sizleri pişman etmemek için elimden gelenleri ardıma koymayacağım. Vatanıma ve milletime bağlı kalacağım. Beni destekleyen sevinçlerimle sevinen üzüntülerimle üzülen herkese sevgilerimi sunuyorum.

Bu arada Muhsin müdürüm başladığın projelerini bitirme haberlerini de sabırsızlıkla bekliyorum :)

Son olarak mekanın cennet olsun babacığım. Seni utandırmadım ve utandırmayacağım.

Saygılarımla...



Ad Soyad
E-Posta
Kod

Mehmet Filiz: Allah başarılarını daim etsin. Bu çizgide devam ettiğin sürece hakettiğini alacağından şüphen olmasın kardeşim.
24.06.2013 05:06
Samet Uğur SEVİNÇER: Güzel düşünce ve temennilerin için teşekkür ederim kardeşim benim. Duygularımız karşılıklı. Yüce Rabb'imden seninde başarılarının devamını dilerim :)
24.06.2013 17.23

Etiketler: 2002 , 2013 , tesekkur , sukran , ani , hatira
Sitede su anda 1 kişi bulunmaktadir. Bugune dek 366866 kisi tarafından, 603237 adet tiklama yapilmistir.
© Susbi.com
Version 1.1
Site_Map